Meralarda Bulunan Zararlı Otlar Ve Mücadele Yolları

 Dünya üzerinde hayvansal üretimde söz sahibi ülkelerin çoğunda mer’aya dayalı hayvancılık yapılmaktadır. Mer’alar çok sayıda türden meydana gelen zengin bitki örtüsüne sahiptir.  Çeşitli tahrip edici faktörlerin etkisi ile mer’a alanlarında istilacı türlerin yavaş yavaş ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu istilacı türler çoğunlukla yabancı ot karakterinde olduğundan arzu edilmezler ( Asav, vd., 2014).

Organik hayvancılıkta, hayvan beslemede kullanılacak yemlerin, organik ve özellikle bitkisel kaynaklı olması gerekmektedir.

Kaliteli kaba yemler çayır mer’a alanlarından ve yem bitkileri tarımından elde edilmektedir.

Gerek yem bitkileri yetiştirilen tarlalarda, gerekse çayır ve mer’a alanlarında verimi ve kaliteyi olumsuz etkileyen en önemli faktörlerden birisi yabancı otlardır. Bu nedenle, kaliteli kaba yem üretiminde yabancı otlarla mücadele etmek gerekmektedir (Aşcı ve Acar, 2019).

Çayır ve mer’alarda yabancı otlar ise “ doğrudan doğruya veya kitle halinde ortaya çıktığı zaman evcil hayvanlara, bitki örtüsüne veya çayır ve mer’aların ekonomikliğine zararlı olan bitkilerin tamamı” tanımlanmaktadır.

Doğal çayır ve mer’a alanlarında; hayvanların sağlığına zararlı olan, otlamak istemedikleri, hayvansal ürünlerin kalitesini bozan, çayır ve mer’a yönetimini zorlaştıran ve bu alanlarda gelişmesi istenilen türleri baskılayan bitkilerin tamamı yabancı ot olarak kabul edilir (Ders Notları).

Mer’a alanlarında bulunan yabancı otların hayvan beslenmesinde çok büyük bir önemi yoktur. Bazı dikenli yabancı otlar hayvanlarda yaralanmalara neden olabilirken, bazı yabancı otlar da bünyelerinde bulunan toksik maddeler nedeniyle meralarda üretilen otun hayvanlar tarafından iyi bir şekilde değerlendirilmesini engelleyebilir, iştahsızlık yaparak hayvansal ürünlerin kalite ve kantitesini (miktar) olumsuz yönde etkileyebilir ve bazen hayvanların ölümüne neden olabilirler ( Asav, vd. 2014).

 

Çayır ve mer’alarda yabancı ot olarak asıl mücadele etmek istenilen hedef türler, hayvanların tüketmedikleri, hayvan sağlığına zarar veren zehirli ve dikenli türlerdir.

Çayır ve mer’alardaki bazı bitkilerin

  • Her zaman yabancı ot özelliği gösteren bitkiler
  • Şartlara bağlı olarak yabancı ot özelliği gösteren bitkiler

şeklinde gruplandırılmaktadır.

 

 

Her zaman yabancı ot özelliği gösteren bitkiler:

Bu gruba giren yabancı otlar;

  • Zehirli olmakta

  • Hayvansal ürünlerin kalitesini olumsuz yönde etkilemekte

  • Hayvanlar tarafından istekle yenilmemektedir.

 Zehirli Bitkiler: Otlayan hayvanların zehirlenmesine sebep olan bitkilerdir. Fakat bu bitkiler vejetasyonda (bitki örtüsü) bulunsalar da çoğu zaman otlayan hayvanlarda zehirlenme vakası görülmemektedir. Çünkü yaşlı hayvanlar bu bitkileri tanımakta ve genellikle otlamaktan kaçınmakta ya da bazı bitkilerin zehirlenmelerine karşı bağışıklık kazanmaktadırlar. Hayvan cinslerinin bazı bitkilerin zehirlenmelerine karşı reaksiyonları da farklıdır. Genellikle koyunlar zehirlenmeye karşı fazla hassas değildir. Hayvanların zehirlenmesinde etkili faktörler, vücuda alınan zehirli yem miktarı ile zehirli maddenin etki derecesidir. Bu nedenle çayır ve mer’adaki zehirli bitkiler etki derecelerine göre bazı alt gruplara ayrılmaktadır:

1) Birinci, ikinci ve üçüncü derecede zehirli olanlar

2) Yalnızca yeşilken zehirli olanlar

3) Ender durumlarda tehlikeli olan zehirli bitkiler

 şeklinde gruplandırmaktadır.

 Hayvansal Ürünlerin Kalitesini Olumsuz Yönde Etkileyen Bitkiler: Bu bitkiler, koyunlarda olduğu gibi yapağıya yapışarak veya sağım hayvanlarında olduğu gibi sütlerin renk ve kokularında değişikliğe neden olarak, hayvansal ürünün kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Çayır ve mer’alarda bulunan bu gruba ait yabancı otlardan bazıları şunlardır:

Allium rotundum (Yuvarlak sarımsak)

 

 

Ranunculus spp. (Düğün çiçeği)

 

Achillea millefolium (Adi merkep ketesi)

 

Hayvanların Otlamaktan Kaçındığı veya Otlayamadığı Bitkiler: Bu gruba daha çok dikenli veya kaba yapıları nedeniyle hayvanların otlayamadığı veya şiddetli kokuları nedeniyle otlanmayan bitkiler girmektedir. Bu gruba ait yabancı otlardan bazıları şunlardır:

 Dikenli Olanlar: 

Astragalus eriocephalus (Çok başlı geven)

     

 

 Cirsium arvense (Tarla köy göçüreni)


 

Kokulu Olanlar:


 Artemisia austriaca (Yavşan)


 


  Salvia spp (Adaçayı)


 


Parazit Olanlar: 

Orobanche gracilis (İnce yapılı canavar otu)


 

 

Kosullara Bağlı Olarak Yabancı Ot Özelliği Gösteren Bitkiler:


Çayır ve mer’alarda bulunan bitkilerden bazıları bazı faktörlere bağlı olarak değişik özellikler göstermektedir. Bu bitkilerin durumunu etkileyen en önemli faktörler:

  • ortam şartları

  • vejetasyonlardan (bitki örtüsünden) faydalanma tarzı

  •  vejetasyonun (bitki örtüsünün) durumudur.

     

Ortam Koşulları: En etkili olan ortam faktörü yağış durumu ile toprağın yapısıdır. Örneğin alçak vadilerdeki verimli çayır ve mer’alarda düşük değerli bir bitki olarak kabul edilen yüksek çayır yumağı (Festuca arundinacea) yüksek rakımlı alanlarda seyrek vejetasyonlu çayır-mer’aların aranan bir bitkisidir. Çünkü iyi koşullarda gür gelişmekte ve bol ot oluşturmakta, ancak çabuk kartlaşğı için yalnızca taze iken otlanabilmektedir. Bu nedenle verimli taban alanlarda bu bitki yabancı ot olarak değerlendirilirken, kuraklığa ve olumsuz koşullara dayanımının çok iyi olması nedeniyle step bölgelerdeki mer’alarda iyi bir mer’a bitkisi olarak kabul edilmektedir.

  Yüksek Çayır Yumağı Otu


 


Vejetasyondan Yararlanma Tarzı :


Bilindi
ği gibi çayır ve mer’alardan  biçerek veya otlatarak yararlanılır. Bazı türlerin yeşilken otlatıldıklarında farklı, biçilip kurutulduklarında ise farklı etkileri görülür. Örneğin düğün çiçeği (Ranunculus acer) otlatıldığında hayvanlar için tehlikeli olmakta ancak biçilip kurutulduğunda bu tehlike ortadan kalkmaktadır. Sarı tekesakalı (Tragopogon pratensis) ise taze iken otlanmakta, kuruyunca ise hayvanlar tarafından yenmemektedir. Ayrıca mer’ada otlayan hayvan cinsi de bazı türlerin yabancı ot olup olmadığını belirlemektedir. Örneğin sığırlar tarafından yenmeyen bazı otlar koyunlar tarafından yenebilmektedir. Yine diğer hayvanların tercih etmediği sarı aslan dişi (Taraxacum officinalis) atlar tarafından sevilerek yenilmektedir.

 ( Çayır Teke Sakalı)             

 ( Sarı Aslan dişi )

 

Vejetasyon Durumu : Burada bazı türlerin vejetasyona katılma oranları ile vejetasyonun toprağı kaplama durumları önemlidir. Örneğin adi merkep ketesi (A. millefolium) ile adi çayır düğmesi (S. Officinalis) türleri botanik kompozisyonda düşük oranlarda bulunduklarında değerli bitkiler, oranları belli bir düzeyin üzerine çıktığında ise istenmeyen bitkiler olarak değerlendirilir.


 

( Çayır Düğmesi )

Yabancı Otları Arttıran Nedenler Nelerdir?

1. Ortam Faktörleri:

a. Nem durumu

 b. Toprak pH’sı

 c. Toprak yapısı

 d. Ortamın iklim özellikleri

 2. Kullanma Faktörleri:

  1.  

  1. Yararlanma Şekli: Bitki türlerinin biçme/otlatmaya karşı gösterdikleri tepkiler farklıdır. Yalnızca otlatma veya yalnızca biçim yapılan kullanımlarda, bu kullanım şekline uyum sağlayamayan bitkiler yok olmakta, bu bitkilerin yerini bu duruma uyum sağlayabilen yabancı otlar kaplamaktadır.

     

  2.  Uygulanan Kültürel Önlemler: Değişik nedenlerle taban suyunun değiştirilmesi, vejetasyonun durumu dikkat edilmeden yapılan gübreleme ve toprak işleme yabancı otları ve vejetasyonun değişmesine neden olan başlıca etkenlerdir. ( Ders Notları)

 

 Zararlı Otlarla Mücadele Yolları Nelerdir?

Meraların ekonomik değerlerini azaltan yabancı otlarla mücadele kaçınılmaz bir zorunluluktur ( Uzun, vd., 2015).

Yabancı otlara karşı sürdürülebilir bir mücadele yöntemi geliştirebilmek için yapılması gereken ilk aşama mücadele yapılacak olan alandaki yabancı otların belirlenmesi, yoğunluk ve yaygınlıklarının tespit edilmesidir (Asav, vd., 2014).

Yabancı otlarların ve çalıların kontrol altına alınabilmesi onların yayılma, büyüme ve çoğalma tarzlarının çok iyi bilinmesine bağlıdır. Çünkü her bitkinin, yaşam döngüsü içinde hassas olduğu bir dönem vardır. Bu dönemin saptanarak, mücadelenin buna bağlı olarak yapılması gerekmektedir (Ders Notları).


Biyolojik Mücadele: 

Yabancı otlara karşı sürdürülebilir bir mücadele yöntemi geliştirebilmek için yapılması gereken ilk aşama mücadele yapılacak olan alandaki yabancı otların belirlenmesi, yoğunluk ve yaygınlıklarının tespit edilmesidir (Asav, vd., 2014).
Yabancı otlarların ve çalıların kontrol altına alınabilmesi onların yayılma, büyüme ve çoğalma tarzlarının çok iyi bilinmesine bağlıdır. Çünkü her bitkinin, yaşam döngüsü içinde hassas olduğu bir dönem vardır. Bu dönemin saptanarak, mücadelenin buna bağlı olarak yapılması gerekmektedir (Ders Notları).


Biyolojik Mücadele: 

Belirli bir vejetasyonda istenmeyen bitkilere zararlı olan hayvan ve böcekler kullanılarak yapılan mücadeledir.

Mekanik Yolla Mücadele: 

            a. Elle mücadele : Bazı yabancı otlar ve çalılar elle sökülerek, çapalayarak veya biçilerek yok edilebilir.

           b. Buldozer çekme: Bu sistem daha çok büyük çalı veya ağaçlar için uygulanmaktadır. Bu amaçla kuvvetli bıçakları olan buldozerlerle bitkiler toprak yüzeyinden veya toprak altından kesilir. Biraz daha küçük çalılarda ise buldozere bıçak yerine tırmık takılarak bunların kökleriyle birlikte sökülmesi sağlanabilir.

          c. Zincir ve kablo çekme : Genellikle 150 m. Uzunluğunda bir zincir veya kalın (3-5 cm) çelik kablonun, iki ucundan traktörlerle mer’a üzerinde çekilmesi, sürgün vermeyen, tek gövdeli küçük çalıların öldürülmesi için uygulanan bir yöntemdir.

         d. Ray çekme : Demiryolu rayının iki ucundan iki traktörle çekilerek çalılar toprak yüzeyinden kırılır veya tamamen sökülür.

Mer’alarda yabancı otlarla mücadelede otlayan hayvan türü de etkili olmaktadır. Sığır ve atlar çoğunlukla buğdaygilleri otlarken, koyunlar geniş yapraklı otları tercih ederler. Keçiler ise çok miktarda geniş yapraklı ot tüketirken, fazla miktarda çalı ve buğdaygil otlayabilmektedirler. Sığır ve koyunlar öncelikle bitkilerin yeşil yapraklarını tercih ederlerken, keçiler ise bitkilerin çiçek ve tohum kısımlarını tercih etmektedirler. (Aşcı ve Acar, 2019).



Kaynakça
Asav, Ü. ve Kadıoğlu, İ. ve Yanar, Y. (2014).  Trabzon İli ve İlçelerindeki Mera Alanlarındaki Önemli Yabancı Ot Türleri ile Bunların Dağılımları ve Yoğunluklarının Belirlenmesi.
Journal of Agricultural Faculty of Gaziosmanpasa University Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 31 (1), 29-36.
Aşcı, Ö. ve Acar, Z. (2019). Organik Kaba Yem Üretiminde Yabancı Otlarla Mücadele. 

Use of the information/advice in this guide is at your own risk. The Farmow and its employees do not warrant or make any representation regarding the use, or results of the use, of the information contained herein as regards to its correctness, accuracy, reliability, currency or otherwise. The entire risk of the implementation of the information/ advice which has been provided to you is assumed by you. All liability or responsibility to any person using the information/advice is expressly disclaimed by the Farmow and its employees.